Üstün Yetenekli Çocuklar ve BİLSEM

Yeliz ÇELİKTEN

Öz


Üstün yetenekli çocukların eğitimlerinde ve zekalarının şekillenmesinde biyolojik etmenlerin yanı sıra okul, aile, öğretmen ve arkadaş ortamı gibi çeşitli çevresel faktörler de etkilidir. Söz konusu çevresel faktörlerle karşılıklı etkileşim sonucu üstün yeteneklilerin bilişsel ve duygusal  gelişimleri şekil alır.Üstün yetenekli çocuğun ,8 konusundaki bilgi ve beceri eksikliği gibi konular hakkındaki duydukları rehberlik ihtiyacı karşılanmalıdır. Sosyal ve duygusal gelişimlerinin yanı sıra, üstün zekalı çocukların yüksek düzeyde ahlaki gelişimleri için de özel bir potansiyele sahip oldukları ve ahlaki istidat(moral promise) denen bu potansiyelin açığa çıkarılıp geliştirebilmesi için desteklenmesine ihtiyaç olduğu da bir gerçektir. Üstün yetenekli öğrenciler çok daha geniş bir bilgi tabanına sahiptirler ve sahip oldukları bilgiyi kendi yararlarına kullanmada daha başarılıdırlar, daha karmaşık ve daha zorlayıcı çevreleri tercih ederler, problem çözmede daha hızlıdırlar fakat çözümü planlama sürecinde daha fazla zaman harcarlar ve problemleri daha etkin şekilde tanımlandırırlar. Bu özelliklere sahip öğrencilerin eğitimde gerekli yeterliliğe sahip öğretmenlerle çalışması çok önemlidir. Öğretmenlerin yanı sıra kurumların etkisi de yadsınamaz. Bu kurumlar BİLSEM adı altında toplanmıştır. Ülkemizde özel eğitim grupları içerisinde en çok ihmal edilen grup olan üstün yetenekliler, okullar aracılığıyla BİLSEM’lere yönlendirilmektedir. Bu da, bu öğrencilerin tespitinde okullara büyük iş düştüğünü göstermektedir. BİLSEM’lerin en büyük avantajlarından biri, çocukların kendi okullarından, arkadaşlarından soyutlanmamalarıdır.      Okul dışındaki saatlerde BİLSEM’de eğitimini sürdürürler. Üstün yetenekli çocuklar, toplumla bütünleşme sürecini okullarında yaşarken yeteneğinin bilincinde olarak BİLSEM’lerde kendi ilgi ve yetenekleri doğrultusunda çalışma ve üretme olanağına sahip olmaktadırlar. Toplumla bütünleşen ve faklılığının bilincinde olan farklılığını insanlık adına geliştiren bireyler olarak yetiştirilmektedirler (Dönmez, 2004). Bu merkezlerde yöneticilere yönetsel ve öğretimsel açıdan büyük roller düştüğü için yöneticilerinin de BİLSEM’lere özel olması gerekmektedir. BİLSEM yöneticisi bir takım lideri ruhuyla merkezde ‘’biz’’ bilincini oluşturabilmelidir. Yeterli mevzuata sahip olmayan BİLSEM’lerdeki Merkez Yürütme Kurulunu yöneticinin demokratik bir şekilde yönetmesi gerekmektedir. Yapılan araştırmalar BİLSEM’lerin amaçlarına ulaşmada etkili olduğunu fakat fiziki şartlarının yetersiz olduğunu göstermektedir. Üstün yetenekli çocuklar için uygun eğitim ortamı sağlanamaz ise bu çocuklar, düzenli sınıf programını başarmak için yeterli performans gösterebilirler ancak asla yeteneklerini geliştiremez ve kullanamazlar. Başarısızlıklarla başa çıkmayı öğrenemezler ve en önemlisi öğrenme isteklerini yitirebilirler. İçine kapanıp kendi dünyalarına çekilebilirler. Okuldan kaçma yolları ararlar, diğerleri ile iletişimde yıkıcı, kırıcı olabilirler (Akkanat, 1999). Bu noktada okula, öğretmenlere ve de ailelere önemli ölçüde görevler düşmektedir.Üstün yetenekli bir çocuğun yetişmesindeki kilit nokta saygıdır; farklılığına saygı, fikirlerine saygı, hayallerine saygıdır. Üstün yetenekli çocuklar geleceğin liderleri, bilim adamları, fikir adamları ve sanatçılarıdır. Üstün zekâlı çocukların yetiştirilmesinde örgün eğitimin kuralları içinde kalınmamalıdır. Bu çocuklar bilimsel, sanatsal, kültürel alanlarda da desteklenmelidir. Ailelerin bu çocukları olumlu bir yöne doğru yönlendirmelerinde fayda vardır. Aksi durumda, çete liderlerinin aslında pek çoğunun üstün yetenekli/zekâlı çocukların olduğu unutulmamalıdır. Aslında bu durum, aileler için oldukça zorludur. 


Refback'ler

  • Şu halde refbacks yoktur.